Pazar Motivasyonu #7- Renkleri, Süsleri, Marjinallikleri, İçimizdeki Eksiklikten Mi, Fazlalıktan Mı Katıyoruz?

İlham almak, yazacak, paylaşacak konu bulmak o kadar kolay ki aslında... Sadece sizi çok etkileyen, içinize işleyenleri seçmeniz ve kalbinizden dökülen kelimeleri kullanmanız yeterli.
Belki naçizane detaylı düşüncelerimin olduğu Bİ yazı daha hazırlayabilirim. :)

Bu ön söz nedendi? 
Bu tarz yazılarımın çoğu için amatör ya da profesyonel yazarların nasıl ilham aldığını zihinlerde daha somutlaştırabilmek içindi.

Aslında bu yazı aylardır bekliyor. Nedenini bilmiyorum.
Zamanı değilmiş demek ki Bİ türlü kağıttan bilgisayara geçiremedim bugüne kadar...
7.ye denk gelmesi de pek manidar oldu... Malum mucizelerin rakamı... :)

Başarılarını, sıcaklığını, güzel kalbini hiç tanımadan hissettiğim ve Bİ fotoğraf tutkunu olarak örnek aldığım Sevgili Nihat Odabaşı ile saatlerce sohbet etme şansı yakaladım. Bütün sohbetin Bİ kaydını alıp dünya ile paylaşabilmeyi o kadar çok istedim ki!
Çünkü boş motivasyon konuşmalarından ziyade 'Ayaklı Kanıt'tı kendisi.

O sohbetten, hatta beş kişiden oluşan Bİ açık oturumdan ara ara motivasyon yazısı başlıkları çıkarmayı düşünüyorum.
Kim bilir, belki dönem dönem, kendisi de konuk olur KafamBiOnline'a :)

Sohbet esnasında çok enteresan Bİ noktaya değindi.
Ben de bugün bu konuyu irdelemek istedim.
''Tırnaklarınızdaki canlı ojeler, giydiğiniz renkler, kullandığınız cıvıl cıvıl aksesuarlar, içinizdeki renk eksikliğinden mi acaba?'' diye sormuştu Bİ kaçımıza.

Kendi adıma derin derin düşündürdü beni.
Oldum olası renkleri severim.
Giyimimden, dekorasyonuma, dozunu abartıp göz yormamak kaydıyla mutlaka kullanmışımdır.
Mimarlık ve iç mimarlık eğitimlerimde renkleri detaylı çalışma fırsatım da olduğundan, beyine verdiği enerji ve mesajları da öğrendim.
Her rengin farklı Bİ misyonu var. Lakin bu sohbet sonrası daha derine indiğimde tam karar veremedim. Bence ikisi birdendi. Yani ruhum daraldığında renklerin etrafımda olması bana enerji ve mutluluk veriyor. İçimde mutluluk ve coşku olduğunda da fazlası dışıma taşıp, üzerimde ya da yaşadığım çevrede can buluyor.

Siz ne dersiniz? 
Biri ya da diğeri mi sizin için? 
Yoksa kah o, kah bu sebepten içinizdekilerin dışa vuruşu mu?
Depoyu fulleyecek kadar bolca verdiğin motivasyon, samimiyet... her şey için
çok çok teşekkürler Nihat Odabaşı! Yine görüşeceğiz biliyorum :)

Not: Ben bu yazıyı bi türlü yayına alamadan sevgili dostum Dolly de renkler konusuna farklı bi yerden el atmış. Şuraya bi tıklayın derim. Siz hangi günler hangi kadın oluyorsunuz?
Sonraki Kayıt Önceki Kayıt

    Share This

2 yorum: