Bİ Doz Yoga/Bİ Doz Benden:Yoga İle Tanışma Hikayem

''Üçüncü Aydaki İzlenimler'' 
yazımdan sonra, gelelim hikayemize...
Bİ gün şahsi facebook sayfamda Bİ olumlama , Londra'da yaşayan ve uzun zamandır görmediğim kuzenimin dikkatini çekmiş ve altına yorum yapmış. İlerleyen zamanda bahsedeceğim, Headspace (Blogger arkadaşım Shukineshu sayesinde öğrenmiştim.) uygulamasını da kullanmamı belirtmiş ve paylaşım altında başlayan yorumlar, messenger üzerinden koyu Bİ sohbete döndü. Akışına bıraktığımız sohbet, yogaya bağlandı.

Çok yakın Bİ arkadaşının çok iyi Bİ hoca ve çok da sıcakkanlı Bİ insan olduğunu, rahatlıkla arayabileceğimi iletti.
Tam da yogaya nasıl ve nereden başlasam soruları ile kafamın dolduğu, araştırmalar yaptığım bu evrede, kalben istemiş olmalıyım ki evren/Allah/melekler ya da hepsi cevabı hiç beklemediğim Bİ yerden, hiç zorlamadan karşıma çıkardılar.

Tanımadığım birine telefon etmekte zorlanırdım.
Utangaç, çekingen Bİ yapım oldu hep. -Beni tanıyanlar inanmaz pek ama :) 
Tanıştıktan sonra sosyal kelebek, o ana kadar kozadaki tırtıl gibiyimdir.- Fakat bu sefer Bİ his beni, bunu yapmam gerektiğine ikna etti. 
İlk başta arayamasam da güzel Bİ mesaj attım ve sonrası çorap söküğü gibi geldi...

Ders ayarlandı, giysiler hazır, motivasyon tavan ve bir kaç gün sonrasında gerçekleşecek ders günü geldi çattı...
Çekingen, utangaç insanların hepsinde olduğu gibi Bİ isteksizlik, bahaneler yaratma,
iptal etme arzusu... gibi duygular tavan yaptı!
Ve hayatımda ilk defa bu zinciri kırdım!
Yola çıktım.

İYİ Kİ!! İYİ Kİ!! İYİ Kİ!!

Gerçekten iyi ki yapmışım, çok güzel Bİ kalbi hayatıma eklemekten de öte,
kendime verebileceğim en güzel hediyeyi verdim.
''İÇE/ÖZE YOLCULUK''

Arada tökezlediğim, pes etmeye yaklaştığım anlar olduğu gibi,
üzerine gittiğim, ''Bİ gün başaracağım, bugün bu kadarını yapabildim, devamı yarın.'' diyerek minnacık adımlarla ilerlediğim günler de oldu.

Artık İstanbul'da yaşamadığım için, İstanbul'da yaşayan ve taşındıktan sonra tanıdığım hocamla Bİ kaç özel ders aldım ki yalnız başıma Bİ an önce yapabileyim ve kaslarıma yanlış ezberler yaratıp sakatlanmadan ilerleyebileyim.
Yeterli miydi?
Tabi ki hayır :)
Hocamın sonradan söyleyeceği 'eski sporcu' oluşum kaslarımı dinlemem konusunda Bİ bilinç yaratmış ve bu sayede Bİ yerlerde hata yaptığımı fark ettim.
Motivasyonumu tekrar kazanmışken bırakmak istemediğimden, 
Bİ video çektim ve yolladım.
Tehlikeli hareketler yaptığımı söyleyince sadece çok basit iyi öğrendiğim Bİ kaç hareket üzerinde karar kıldık ve zaten Bİ kaç gün İstanbul'a gelmeme az kalmış olan dönemde bu şekilde ilerledim.

Ders günü geldi... Bİ önceki gün çok istekli olmama rağmen o sabah kötü uyandım.
Öncesinde Bİ arkadaşımla görüşeceğim için bunun beni açmasını ve derse ne olursa olsun gidebilmeyi ümit ettim.
Dışarı çıksam da modum hala kötü olduğu için başarısız Bİ ders olacağını düşündüm.
Şükür ki hocam tam aksini düşünüyordu!
Evet yoga her zaman iyi Bİ yanıttır! Hele böyle zamanlarda 'C Vitamini' etkisiyle hayata döndürür!

İYİ Kİ!! İYİ Kİ!! İYİ Kİ!!

Bİ kez daha söyletti bunu bana :)
Dahası var... Hatalı da olsa pes etmeden yoga yaptığım dönemde meğer ne kadar ilerlemişim!! Bundan daha büyük motivasyon var mı?! 
Daha önce yapamadığın ve yapmak istediğin Bİ şeyi yapabildiğin günü görmek...
Eh her gülün Bİ dikeni var tabi... Çok çalışmak, sabır, inanç şart!
O gün geldiğinde ''Bunu yapıyorsam, hayatta neler yapabilirim! 
Her şey olabilir, her istediğime kavuşabilirim!'' diyebilmek ve bunu kalbinin derinliklerinde gerçekten hissetmek için değmez mi?

Bence dibine kadar değer :)

Şöyle Bİ soru ile bitirmek istiyorum.
Korkusuzca taklalar, parendeler attığınız, amuda kalkıp istediğiniz kadar durduğunuz hatta ellerinizle yürüdüğünüz Bİ çocukluk evreniz var mı?
Cevap evet ise, şimdi neden yeniden olmasın?
Ben de kendime sordum... Kolları sıvadım. Yeniden olduğunda paylaşacağım!
Ama daha da önemlisi oraya giden yolda yaşadıklarımı sık sık paylaşmaya devam edeceğim.
Hayatta sonuçtan daha önemlisi gidiş yoludur.

Önemli Not: Siz siz olun, derslerde belli Bİ noktaya gelmeden videolardan, 
kitaplardan gördüklerinizi tekrarlamayın.
''Alışmış, kudurmuştan beterdir.'' misali iki katı uğraşmanız gerekir düzeltebilmek için...

   
Sonraki Kayıt Önceki Kayıt

    Share This

0 yorum:

Yorum Gönder