Bİ Eğlenceli RÖP'ler: Göze Şener'e Sorduk!

Öncelikle sizi tanıyalım kısmını geçiyoruz:) biyografini paylaşmak KafamBiOnline'a ait ve bu röportajlarla klişelerin dışına çıkmayı hedefliyorum.
Harikasın ya evet bence de artık sizi tanıyalım bir klişe, çünkü insanlar zaten yaptıkları işlerle kendilerini en iyi şekilde tanıtıyorlar.

Teşekkürler! :)
Sevgili Göze ile tanışmamız, katıldığımız 'blogger bazaar'dan öncesine dayanıyor.
Yine sosyal medyanın kattığı güzel dostlardan. Organizasyon sayesinde pekişti ve sonrasında da zaman buldukça görüşüp hoş sohbetler edip, fikir alışverişi yaptık, yapıyoruz.
Şimdi gelelim Göze Şener kimdir, neler yapar sorularına... Göze'nin elinin değmediği alan yok. Öncelikle kendisi 6 sene önce açtığı 'His Wardrobe' blogunun sahibi, Benetton Blogunun yazarı, Accessuro markasının kurucusu, genç yaşına rağmen Bİ çok markanın sosyal medya danışmanlığını yaparak markalara güzel değerler katmış biri, AFS (American Field Service) ve YGA (Young Guru Academy) Gönüllüsü... Bana kalırsa gelecekte adını daha da çok duyacağımız, harika başarılara imza atmış ve atacak, pırıl pırıl, zevkli, karizmatik, zeki ve en önemlisi güzel kalpli Bİ insan.

-Konumuz online alışveriş. Kullanıyor musun?
Evet.

-Daha çok yurt içi mi yurt dışı mı? 
İkisi de var karışık diyelim.

-Sıklıkla hangi siteler? 
En çok www.asos.com’u seviyorum onun haricinde yerel olaraksa www.n11.com’u  ve www.zet.com’u tercih ediyorum.

-Kullanmana rağmen, tereddütlerin oluyor mu? 
Hayır çünkü güvendiğim sitelerden alışveriş yapıyorum. Özellikle bu işin kredi kartı verildiği için emin ellerde yapılması gerektiğine inanıyorum.

-Özellikle yurt içi sitelerde ne olsa daha iyi olurdu? 
Bence yurt içi sitelerde büyük bir outlet açığı var. Yani markalar outlet ürünlerinin çoğunu buraya koymak yerine yeni sezonları koyarak daha çok para kazanmaya çalışıyor. Halbuki benim için internetin mantığı basittir, mağazadan alabileceğim ürünü daha ucuz ve kolay bir şekilde almak. 

-Senin için hediyeyi farklı kılan nedir? 
Ona yüklenen duygu, veren kişinin sözleri ve kendi özelliğini de içerisine kattığı paketleme şekli.

-Verdiğin/hazırladığın en farklı hediye neydi? 
Hmm bu soru biraz zor oldu sanki :) Eski sevgilim için portakallı kek yapmıştım. 
Onu özel cam kavanozda ve şık bir paketle buluşturmuştum. 
İçerisinde kuru portakalı, kozalağı ve çubuk tarçını olan bir paketti bu. 
Ve sonrasında beraber çekildiğimiz fotoğraf ve onun çok beğendiği bir elbiseyi de bu pakete koyup ona vermiştim.

-Kadın erkek çoğumuzun 'hayat kurtaran' pratik fikirleri vardır. Senin de sıklıkla baş vurduğunuz var mı, bizimle paylaşır mısın? 
Ben pratik fikirlerin ihtiyaç doğduğu zaman geldiğine inanırım. Şuanda aklımı bu yüzden gelen bir şey olmadı ama eminim bir çok bilgiyi kullanıyorumdur :)

-Başarılı Bİ blogger, genç Bİ girişimci, yaratıcı sosyal medya uzmanı, çeşitli gençlik akademilerinin aktif Bİ üyesi olduğunu düşünüyorum. Blogunu keyifle takip ediyor, eskisi gibi daha çok paylaşım yapmanı bekliyorum :) Bir çok takipçin gibi….Sence Türkiye’de blog yazarlığı nerede ve nereye gidiyor? 
Canım arkadaşım öncelikle güzel yorumların, tüm içtenliğinle düşüncelerini benimle paylaştığın için teşekkür ederim. Evet uzun zamandır blog yazıyorum ama son zamanlarda özellikle sosyal medya kanadımın da güçlenmesiyle daha çok instagram üzerine yoğunlaştım. Tabii kendi bloğum dışında da bir çok markanın bloglarını yazdım ve hala yazıyorum. Bence bloglar ilerleyen zamanlarda yerini vloglara bırakacak. Şuanda bile birçok vlogger çok güzel işlere imza atmaya başladı. Ne yazık ki ülkemizde okuma oranları çok düşük. Bırakın bizim yazdığımız blogların okunması insanlarımız maalesef kitap dahi okuyamıyor. Bunun elbette çeşitli sosyo ekonomik nedenleri var. Benim blog yazmamdaki amaç, yaşadığım anı anılaştırmak. İnsanlarla yapmayı sevdiğim, yeni keşfettiğim ve onları ilhamlandırabilecek şeyler paylaşmaktı. Şuan için de bu böyle.

-Tavsiyelerin/eleştirilerin var mı? 
Bu kısım biraz bıçak sırtı. Hiç girmesem daha iyi olacak. Çünkü ben hiç bir zaman eleştirilerimle yer almayı seçmedim. Hep isterim ki işlerim konuşulsun ben değil. Bu nedenle kişisel bloguma yıllardır ağırlık vermeyip, çalıştığım markaların blogları için gecemi gündüzüme katarak çalıştım. Tavsiyem ise şu olabilir özellikle de yeni başlayan arkadaşlara, çok çabuk popüler olmak istiyorlar. Emek vermeden kazanmak va başarmak istiyorlar. Bu güzel bir şey. Ama özgün içerik üretmeleri çok önemli. Kopyala yapıştır değil, özgür ve özgün içerikten bahsediyorum. İşte bunu yapıp, emek verirseniz başarı gelecektir. Bir çin atasözü vardır, akan nehri kimse durduramaz.

-Kafambionline online alışveriş,pratik fikirler ve değişik hediyeler konusunda ışık tutmayı, fikir vermeyi hedeflese de mottoları ile de ilham vermeyi önemsiyor. Senin motton nedir? Seni idol gören, hayranlık duyanlara nasıl ilham vermek isterdiniz?

Kafambionline’ı büyük bir beğeniyle takip ediyorum zaten. Bence online dünyadaki markaların bu tip sitelere çok ihtiyacı var. Bir çok onlinestore’u kafambionline’dan duyup, merak edip, araştırıyorum.  Mottoları da takipteyim. Bence herkesin ve her markanın bir mottosu olmalı hayatta. Bu motto doğrultusunda çalışmalı, yaşamalı ve var olmalı. Benim mottom;
yaptığın işin en iyisini yapana kadar çalış,
kimseyle değil kendinle yarış,
çünkü başarının eş anlamıdır barış,
işte o zaman kolaylaşır mutluluğa varış.

Hehe sanırım mini bir dörtlük yazdım, pek motto olmadı ama olsun bu dizelerde geçen sözler çok kıymetli benim için. 

Canım dostum Göze'ye vakit ayırdığı için çok teşekkür ediyorum.
Başarılarının giderek artacağını biliyorum ve heyecanla bekliyorum...


Sonraki Kayıt Önceki Kayıt

    Share This

0 yorum:

Yorum Gönder